ALTINCI MEKTUB:
حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكٖيلُ ۞ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِىَ اللّٰهُ
âyetlerinin bir sırrını, birbiri içinde hissedilmiş beş nevi hazîn gurbetler zulmetinde nur-u iman ve feyz-i Kur’an ve lütf-u Rahman’dan gelen bir nur-u tesellinin beyanıyla o sırrı tefsir ediyor. Bu Mektub, en katı kalbi de ağlattıracak derecede rikkatlidir. Ve en meyus ve mükedder kalbi dahi ferahlandıracak derecede nurludur.
YEDİNCİ MEKTUB:
Münafıkların ittihamından beraet-i Nebeviye hakkında gelen
۞ مَا كَانَ مُحَمَّدٌ اَبَٓا اَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلٰكِنْ رَسُولَ اللّٰهِ وَخَاتَمَ النَّبِيّٖنَ
فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَاكَهَا لِكَىْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ حَرَجٌ
فٖٓى اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ
âyetlerinin mühim bir sırrını tefsir ediyor. Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın kesret-i izdivacı nefsanî olmadığını, belki akval ve ef’ali gibi ahval ve etvarından tezahür eden ahkâm-ı şeriata vasıta olmak için hususi dairesinde ziyade şakirdleri bulunmasıdır.
Ve Hazret-i Zeyneb’i tezevvücü, sırf bir emr-i İlahî ve kader-i Rabbanî ile olduğunu beyan ediyor. Eski zaman münafıkları gibi yeni zaman zındıklarının tenkitlerini kat’î bir surette kırıyor.
SEKİZİNCİ MEKTUB:
فَاللّٰهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِمٖينَ
diyen Hazret-i Yakub aleyhisselâmın Hazret-i Yusuf aleyhisselâma karşı hissiyatı aşk olmadığını, belki ulvi bir mertebe-i şefkat olduğunu ve şefkat aşktan çok yüksek ve keskin bulunduğunu ve