وَاِكْرَامِهٖ عَلٰى جَمٖيعِ الْمَخْلُوقَاتِ بِالْمُشَاهَدَةِ وَالْعَيَانِ وَكَفِعْلِ رُبُوبِيَّتِهٖ بِجَعْلِ رِسَالَتِهٖ شَمْسًا مَعْنَوِيَّةً لِكَائِنَاتِهٖ وَبِجَعْلِ دٖينِهٖ فِهْرِسْتَةَ كَمَالَاتِ عِبَادِهٖ وَبِجَعْلِ حَقٖيقَتِهٖ مِرْاٰةً جَامِعَةً لِتَجَلِّيَاتِ اُلُوهِيَّتِهٖ وَبِتَوْظٖيفِهٖ بِوَظَائِفَ ضَرُورِيَّةٍ لَازِمَةٍ لِوُجُودِ الْمَخْلُوقَاتِ فٖى هٰذِهِ الْكَائِنَاتِ كَلُزُومِ الرَّحْمَةِ وَالْحِكْمَةِ وَالْعَدَالَةِ وَكَضَرُورَةِ لُزُومِ الْغِذَاءِ وَالْمَاءِ وَالْهَوَاءِ وَالضِّيَاءِ
Bu pek kat’î ve çok geniş ve kudsî şehadetin tafsilatını Risale-i Nur’a havale edip gayet kısacık bir işaretle meal-i icmalîsine bakacağız:
Evet bu kâinatta, gözümüz önünde bu muntazam tasarrufatı içinde adalet ve hikmet ile ve rahmet ve inayet ve himayet ile her zaman iyileri himaye ve fenaları ve yalancıları tokatlamak, rububiyetinin bir âdeti olmasından, ef’al-i rahmaniyet muktezasıyla bir Kur’an-ı