ve zeminin halifesi yapan zatın, elbette ve elbette öyle bir kudreti var ki koca kâinatı insan icadının kolaylığı ve suhuleti derecesinde halk edip tanzim eder.
Öyle ise zerrenin ve cüz ve cüz’î ve çekirdek ve bir insanın hâlıkı, sâni’i, rabbi kim ise elbette bedahetle yıldızların ve nevilerin ve küll ve külliyatların ve ağaçların ve bütün kâinatın hâlıkı, sâni’i, rabbi aynen odur. Başka olması muhal ve mümtenidir.
Sekizinci Basamak:
وَبِسِرِّ اَنَّ الْمُحَاطَ وَالْجُزْئِيَّاتِ كَالْاَمْثِلَةِ الْمَكْتُوبَةِ الْمُصَغَّرَةِ اَوْ كَالنُّقَطِ الْمَحْلُوبَةِ الْمُعَصَّرَةِ فَلَا بُدَّ اَنْ يَكُونَ الْمُحٖيطُ وَالْكُلِّيَّاتُ فٖى قَبْضَةِ خَالِقِ الْمُحَاطِ وَالْجُزْئِيَّاتِ لِيُدْرِجَ مِثَالَهَا فٖيهَا بِمَوَازٖينِ عِلْمِهٖ اَوْ يُعَصِّرَهَا مِنْهَا بِدَسَاتٖيرِ حِكْمَتِهٖ
Yani ihata edilen cüz’iyat ve küll ve külliyatın içinde bulunan fertler ve tohumlar ve