tesirli bir surette çalışan Nur talebelerine “tarîkatçı” ve “siyasî cemiyetçi” namını vererek aleyhimize sevk etmek istiyorlar. Biz hem onlara hem onları aleyhimizde dinleyenlere, Denizli mahkeme-i âdilesinde dediğimiz gibi deriz:
“Yüzer milyon başların feda oldukları bir kudsî hakikate, başımız dahi feda olsun. Dünyayı başımıza ateş yapsanız hakikat-i Kur’aniyeye feda olan başlar, zındıkaya teslim-i silah etmeyecek ve vazife-i kudsiyesinden vazgeçmeyecekler inşâallah!”
(Lem’alar)
Dördüncü Madde: Devletçe yasak edilen tarîkat dersini vermekle ihbar edilmiş olmaklığımdır.
Elcevap: Evvela, elinizdeki bütün kitaplarım şahittirler ki ben hakaik-i imaniye ile meşgulüm. Hem müteaddid risalelerde yazmışım ki: “Tarîkat zamanı değil belki imanı kurtarmak zamanıdır. Tarîkatsız cennete giden pek çok fakat imansız cennete girecek yok. Onun için imana çalışmak zamanıdır.” diye beyan etmişim.
Sâniyen: On senedir Isparta vilayetinde bulunuyorum. Birisi çıksın “Bana tarîkat dersi