İçeriğe atla
Bediüzzaman Cevap Veriyor
Dinde reformculara Bedîüzzaman’ın cevab · Sayfa 155

da manen millete iade ettik– hem maişet-i dünyeviye için minnet altına girmemek, bütün ömrümde bir düstur-u hayatımdır. Ehl-i memleketim ve başka yerlerde beni tanıyanlar bunu biliyorlar. Bu beş seneki nefyimde, çok dostlar bana hediyelerini kabul ettirmek için çok çalıştılar, kabul etmedim.

“Öyle ise nasıl idare edersin?” denilse derim:

Bereket ve ikram-ı İlahî ile yaşıyorum. Nefsim çendan her hakarete, her ihanete müstahak ise de fakat Kur’an hizmetinin kerameti olarak, erzak hususunda ikram-ı İlahî olan berekete mazhar oluyorum.

وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ

sırrıyla, Cenab-ı Hakk’ın bana ettiği ihsanatı yâd edip bir şükr-ü manevî nevinde birkaç numunesini söyleyeceğim. Bir şükr-ü manevî olmakla beraber, korkuyorum ki bir riya ve gururu ihsas ederek o mübarek bereket kesilsin. Çünkü müftehirane gizli bereketi izhar etmek, kesilmesine sebep olur. Fakat ne çare, söylemeye mecbur oldum.

İşte birisi: Şu altı aydır otuz altı ekmekten ibaret bir kile buğday bana kâfi geldi. Daha