âyetini maddeten gayet parlak tefsir ettiği gibi bu âyet dahi bu
sahifenin manalarını mu’cizane ifade eder. Ve arzın bütün sahifeleriyle büyüklüğü nisbetinde ve kuvvetinde لَا اِلٰهَ اِلَّاهُوَ dediğini anladı.
İşte, küre-i arzın yirmiden ziyade büyük sahifelerinden bir tek sahifenin yirmi vechinden bir tek vechinin muhtasar şehadeti ile o yolcunun sair vecihlerin sahifelerindeki müşahedatı manasında olarak ve o müşahedatları ifade için Birinci Makam’ın üçüncü mertebesinde böyle denilmiş:
لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ الْوَاجِبُ الْوُجُودِ الَّذٖى دَلَّ عَلٰى وُجُوبِ وُجُودِهٖ
فٖى وَحْدَتِهِ الْاَرْضُ بِجَمٖيعِ مَا فٖيهَا وَمَا عَلَيْهَا بِشَهَادَةِ عَظَمَةِ اِحَاطَةِ
حَقٖيقَةِ التَّسْخٖيرِ وَالتَّدْبٖيرِ وَالتَّرْبِيَةِ وَالْفَتَّاحِيَّةِ وَتَوْزٖيعِ الْبُذُورِ
وَالْمُحَافَظَةِ وَالْاِدَارَةِ وَالْاِعَاشَةِ لِجَمٖيعِ ذَوِى الْحَيَاةِ وَالرَّحْمَانِيَّةِ
وَالرَّحٖيمِيَّةِ الْعَامَّةِ الشَّامِلَةِ الْمُكَمَّلَةِ بِالْمُشَاهَدَةِ